|
Teslis, yani "üçlü ilah"
anlayışına göre, Tanrı birdir, ama baba, oğul ve kutsal ruhtan
oluşur. Temelleri, Hz. İsa'dan sonra Aziz Pavlus tarafından
atılan bu inanışa göre, bu üç unsurun her biri ayrı ayrı Tanrıdır;
fakat üç Tanrı değil, tek Tanrıdır. Hıristiyanlık bu "üç'te,
bir'lik" anlayışı bir dinsel sır ve bunun akılla kavranılmasının
mümkün olmadığını kabul eder. Kuran'da ise teslise yönelik
şiddetli eleştiriler bulunur.
Çeşitli dinlerde,
yaratıcının bir "üçlü" halinde düşünülmesine ve
inanılmasına "Teslis" adı veriliyor. Başlangıçta
"kahramanları tanrılaştırma" şeklinde oraya çıkan
bu inanç, Eski Mısır, Asur, Babil, İran, Yunan, Hint, Çin
gibi birçok medeniyette yaygındı. Hz. İsa'dan 1000 yıl kadar
önce, tevhid-şirk (tek Allah-Allah'a ortak olma) karışımı
bir tarzda ortaya çıktı. Uzakdoğu öğretilerindeki Brahma-Vişna-Şiva
teslisinde tanrı, varolması itibariyle Brahma, koruyup gözeten
olması itibariyle Vişna, imha eden olması itibariyle de Şiva'ydı.
Sümerler'de ise Anu-Enlil-Ea tanımlamalarına inanılıyordu.
Hıristiyanlık'ta ise, trinity kelimesi
ile ifade edilen teslis inancının temelleri, Hz. İsa'dan sonra
oluşan uygun ortamı değerlendiren Aziz Pavlus tarafından atıldı.
Çünkü halk, taassup nedeniyle Yahudilik'ten; ilkelliği nedeniyle
de putperestlikten hoşlanmıyordu. Hıristiyan din adamları,
Hz. İsa'nın tebliğ etmiş olduğu "tevhid" (tek Allah
inancı) yerine, Yunan ve Hellenizm'de varolan üçlü ilah anlayışını
kabul ettiler.
325 yılında toplanan İznik Konsili'nde
henüz teslis yoktu. Orada sadece Baba ve Oğul Tanrıdan ve
onların aynı cevherden olduklarından bahsediliyordu. 533 yılında
toplanan Konstantinopolis Konsili ise teslis inancını "üç
uknumdan (üç esas unsur) tek Tanrı" olarak formüle etti.
Bu anlayışın sonucu olarak Allah'ın elçisi Hz. İsa, Allah
ile birlikte bir başka ilah kılınıyordu. Bunlara, Allah'ın
vahyini peygamberlere bildiren Ruhu'l-Kuds (Cebrail'in diğer
adı) de bir ilah olarak eklenince "teslis"e (üçlü
ilah anlayışı) varılıyordu. Buna göre; Hz. İsa, tanrının insan
şeklinde görünüşüdür, tanrı aslında "bir"dir ama
"üç" şekilde görünmektedir. Tanrı birdir, ama baba,
oğul ve kutsal ruhtur. Tek tek ele alırsak bu üç unsurun temel
özellikleri şöyledir:
1. Baba: Allah demektir. Teslisin
ilk ve asıl unsurudur. Baba Allah her şeyin yaratıcısı ve
sahibidir; ezeli ve ebedidir. Zaman kavramının ötesindedir.
Geçmişi bildiği gibi şu anı ve geleceği de bilir. Her yerde
hazır ve nazırdır. Mutlak kudret sahibidir. Her şeye gücü
yeter. Merhametli ve adildir. Ancak bu Yüce Kudret, İsa Mesih'te
bedenlenmiş, bizzat kendisinin mükemmel suretini onda tecelli
ettirmiştir. (Kitab-ı Mukaddes, Yuhanna, 1/14; Koloselilere
Mektup, 1/16)
2. Oğul: İsa Mesih'tir ki, ilahi
kelamın bedenleşmiş şeklidir yani Tanrıdır. Tıpkı Baba Allah
gibi her yerde hazır ve nazırdır; her şeyi bilir her şeye
kadirdir. Babasız olarak dünyaya gelip çarmıha gerilmesi ve
öldükten sonra yeniden dirilmesi de onun tanrılığının en büyük
delilidir. Zira, Baba Allah, insanlara karşı sevgi ve merhametini
göstermek, asli günahın yükünden onları kurtarmak için oğlunu
insan suretinde onların arasına göndermiştir. İsa Mesih de,
Baba Allah gibi, aynı cevherdendir, baba gibi mükemmeldir.
Ancak aynı zamanda gerçek bir insandır. (Yuhanna, 1/1,14;
Matta, 18/20; Yuhanna, 2/24-25; Matta, 28/61)
3. Kutsal Ruh: Baba Tanrı ile
aynı cevherdendir fakat ayrı bir mahiyet arzetmektedir. İlahi
düşünce, bilgi ve iradeye sahiptir. Sadece İlahi Ruh'un mecazi
bir ifadesi değil, aynı zamanda ondan ayrı ve müstakil bir
şahsiyettir. (Kelime olarak fevkalade temizlik, bereket ruhu,
mukaddes ruh anlamlarına gelir. Kuran yorumcularının çoğunluğu
Bakara suresi 87. ayette geçen Ruhu'l-Kuds'ü Cebrail melek
olarak yorumlamışlardır.)
Hıristiyanlara göre, Baba, Oğul ve Kutsal
Ruh bir cevherde toplanmış üç ayrı şahıstır ve hepsi de ebedidir.
Yani bu üç unsurun her biri ayrı ayrı Tanrıdır; fakat üç Tanrı
değil tek Tanrıdır. Onlara göre bu üçte birlik bir dinsel
sırdır ve bunun akılla tam olarak kavranılması da mümkün değildir.
Teslis inancına getirilen eleştiriler
ve yorumlar
Hıristiyan filozof ve ilahiyatçılar,
akla ters düşmesi nedeniyle bazı eleştirilerle karşı karşıya
kalmışlardır. Eleştirilerden ilki, üçlü bir şahsiyetin nasıl
olup da tek bir ilahi özde toplandığıdır. Hıristiyanlık'ta
"Bir tek tanrıdan başka tanrı yoktur" dendiği halde,
"her biri gerçekten tanrı olan üç şahsiyet vardır"
demek, çelişkiye düşmektir.
Diğer yandan hıristiyan ilahiyatçılar,
Allah'ın vücud, ilim ve hayat unsurlarından ibaret üç unsur
sahibi cevher olduğunu ve bu unsurlardan ilim unsurunun İsa'nın
cesediyle birleştiğini kabul ederler. Buradaki üçlü anlayış
da baba-oğul-kutsal ruh'un bir başka ifadesidir. Ancak bazı
hıristiyan teologları (ortaçağın en büyük filozofu ve teoloğu
kabul edilen Aziz Augustinus dahil), bu anlayış akıl ve mantıkla
uzlaşmadığı için, Hıristiyanlık'ta bu gibi dogmaların (tabuların)
akıl ile kavranacak konular olmadıklarını söylemek zorunda
kalmışlardır. İncillere göre de zaten akıl pek imrenilecek
bir şey değildir; hatta akılsız olmak daha makbuldür:
"Hiç kimse kendini aldatmasın.
Eğer aranızdan biri kendini bu çağın ölçülerine göre bilge
sanıyorsa, bilge olmak için 'akılsız' olsun! Çünkü bu dünyanın
bilgeliği Tanrının gözünde akılsızlıktır." (1. Korintoslulara,
3/18-19)
Hıristiyanlar, bugün, teslisin İncillerdeki
delili olarak sadece şu iki örneği verirler:
"İsa vaftiz olur olmaz sudan
çıktı. O anda gökler açıldı ve İsa Tanrının ruhunun güvercin
gibi inip üzerine konduğunu gördü. Göklerden gelen bir ses
de şöyle dedi: Sevgili oğlum budur, ondan hoşnudum."
(Matta 3, 16-17)
"Bu nedenle gidin, bütün ulusları
öğrencim olarak yetiştirin. Onları baba, oğul ve kutsal ruhun
adıyla vaftiz edin. Size buyurduğum her şeye uymayı onlara
öğretin." (Matta 28, 19)
Yine hıristiyan teologlar, son yaptıkları
araştırmalarda, son metnin yani Matta 28, 19'un çok eski nüshalarda
bulunmadığını sonradan ilave olduğunu açıklamışlardır.
Teslis inancına
Kuran ne diyor?
Kuran'ın inişinin asıl nedeni de işte
hıristiyanlar arasında yayılan bu inançtan kaynaklanıyor;
Allah, kaybolan tek Allah (tevhid) inancını yeniden kurmak
için Kuran-ı Kerim'i Hz. Muhammed'e indiriyor. Kuran'ın teslise
yönelik eleştirilerinin yer aldığı sureler şunlar: Nisa suresi
171.-172. ayetler; Maide suresi 17, 72, 73, 75 ve 116. ayetler;
Tevbe suresi 30-31. ayetler; Zuhruf suresi 59. ayet.
Bu ayetlerden
bazıları şöyledir:
Nisa suresi 171. ayet: "Ey Ehl-i
Kitap! Dininizde haddi aşmayın, taşkınlık yapmayın ve Allah
hakkında gerçek olmayan şeyleri iddia etmeyin. Meryemin oğlu
Mesih İsa sadece Allah'ın resulü, Meryeme ulaştırdığı kelimesidir.
Allah tarafından gelen bir ruhtur. Gelin Allah'a ve elçilerine
iman getirin, 'Tanrı üçtür' demeyin. Kendi iyiliğiniz için
bundan vazgeçin. Allah ancak tek bir İlahdır. O, çocuğu olmaktan
münezzehtir. Göklerde ne var, yerde ne varsa Onundur. Koruyan
ve yöneten olarak Allah yeter."
Maide suresi 72. ayet: " 'Allah
Meryemin oğlu İsa'dır' diyenler hiç şüphesiz kafir olmuşlardır......"
Maide suresi 73. ayet: " 'Allah
üçten biridir' diyenler de kafir olurlar. Halbuki bir tek
İlahtan başka ilah yoktur. Eğer bu batıl iddialarından vazgeçmezlerse
içlerinden kafir kalanlara mutlaka can yakıcı bir azap dokunacaktır."
Tevbe suresi 30. ayet: "Yahudiler:
'Üzeyr Allah'ın oğludur' dediler. Hıristiyanlar da 'Mesih,
Allah'ın oğludur' dediler. Bu onların ağızlarında geveledikleri
sözlerden ibarettir. Onlar, sözlerini daha önce geçmiş kafirlerin
sözlerine benzetiyorlar. Hay Allah kahredesiler! Nasıl da
haktan batıla döndürülüyorlar?"
Tevbe suresi 31. ayet: "Yahudiler
hahamlarını, hıristiyanlar rahiplerini ve Meryemin oğlu Mesihi
Allah'tan başka Rab edindiler. Halbuki onlara bir tek ilaha
ibadet etmeleri emrolunmuştu. Ondan başka ilah yoktur. O,
onların ortak koştukları şirkten münezzehtir."
-------------------------
(Kaynaklar: Doç. Dr. Suat Yıldırım,
"Mevcut Kaynaklara Göre Hıristiyanlık", Diyanet
İşleri Başkanlığı Yayınları; Doç. Dr. Necip Taylan, "İlim-Din
İlişkileri, Sahaları, Sınırları", Çağrı Yayınları; Doç.
Dr. Muhsin Demirci, "Kuran'ın Temel Konuları", M.Ü.
İFAV Yayınları)
|