Ana Sayfa Bize Ulaşın
Din ve

Bilim

Felsefe

Psikoloji

Siyaset

Sosyoloji

 Tarih

 Tasavvuf

Polemik

İslamiyet

Hıristiyanlık

Musevilik

Peygamberler

Uzak Doğu    Dinleri

Mitoloji

Mezhepler

 

Cinsel sapkınlığın yok ettirdiği kavim

Kuran'da toptan yokedildiği belirtilen topluluklardan biri de Lut kavmidir. Cinsel sapkınlığa düştükleri için peygamber gönderilen ama yaptıklarından vazgeçmeyen Lut kavminin başına gelenler Kuran'da oldukça ayrıntılı anlatılır. Kuran'da birçok ayette sözedilen bu helak olayı bugün o bölgede araştırma yapan bilim adamları tarafından da onaylanıyor.

Kuran'da birçok ayette pek çok kavmin neden ve nasıl yokedildiği anlatılır ve "akıl edenlerin" bunlardan ders alması istenir. Ayetlere göre bu kavimler ya şiddetli bir çığlığa, ya kuvvetli bir sarsıntıya ya dondurucu bir rüzgara ya da sel felaketine maruz kalmıştır. Tarihin belli döneminde herhangi bir kavmin bir takım sebeplerden dolayı toptan ölmesine "orta kıyamet" deniyor. İşte Kuran'da adı geçen toplumların yokedilişi onlar için bir kıyamettir. Bunlardan biri de Lut peygamberin kavmidir. Kuran'da bildirildiğine göre, "Kadınları bırakıp erkeklere yönelen" Lut toplumu, "gökten indirilen bir azapla" toptan helak edilerek cezalandırılmıştır.

Kuran'ın eşcinselliğe bakışı, Nisa suresi 16. ayette şöyle geçer.

"Eşcinselliği içinizden iki erkek yaparsa onlara eziyet edin. Bu ikisi tövbe
eder, durumlarını düzeltirlerse onlara eziyetten vazgeçin. Allah Tevvab'dır, tövbeleri çok kabul eder; Rahim'dir, merhametine sınır yoktur."

Hz. Lut, Hz. İbrahim'in kardeşi Harran'ın oğlu ve Hz. İbrahime'e inanan ilk kişidir. Hz. Lut'un yaşadığı şehrin adı Kuran'da geçmez; o topluluğa
peygamber olarak gönderildiği için Lut kavmi olarak belirtilir. Ancak şehrin adı bazı İslam kaynaklarında Sedum, Hıristiyan kaynaklarında ise Sodom olarak geçer. Lut halkının başına inen azap Tevrat'ı oluşturan beş kitaptan ilki olan Tekvin'de (18:23-33; 19:8,11-18,24,26,30-38) anlatılır. Peygamberlerle ilgili olayları anlatan ve İslam edebiyatında önemli yeri bulunan "Kısas-ı Enbiya"da Lut peygamberle ilgili şu bilgiler yer alır:

"Hz. İbrahim'in kardeşi Harran'ın oğlu Lut (a.s), onunla beraber Babil
diyarından Şam yakasına geçmişti. Sodom nahiyesine peygamber oldu. Bu nahiyenin ahalisi ehl-i küfür ve fücür idi (dinsiz ve ahlaksızdı). Yolsuz
giderlerdi ve hiçbir kavmin yapmadığı fuhşiyatı yaparlardı. Hz. Lut onları
doğru yola davet etti, dinlemediler ve çok nasihat etti, kabul etmediler.
Cenab-ı Hak da onların başına taş yağdırdı ve zelzele ile köylerinin altına
üstüne getirdi. Cümlesi helak oldu. Yalnız Lut (a.s), ehl-i beytiyle
(ailesiyle) geceleyin içlerinden çıkıp kurtuldu."

Lut peygamberin kavminin başına gelenler, Kuran'ın Araf suresi 80.-84.; Hud suresinin 70-83. ve 89.; Hicr suresi 61-77.; Şuara suresi 160-174.; Neml suresi 54-58.; Ankebut suresi 28-35.; Saffat suresi 133-138.; Kamer suresi 33-39.; Zariyat suresi 37. ayetlerinde anlatılır. Lut kavminin Allah tarafından cezalandırılmasının nedeni ve verilen ceza bu surelerdeki ayetlerde tekrar edilerek anlatılır. Örneğin Şuara suresi 160.-175. ayetlerde bu olay şöyle geçer:

"Lut kavmi de resulleri yalancı saydı. Kardeşleri Lut onlara şöyle dedi:
'Hala inkar ve isyandan sakınmayacak mısınız? Bilin ki ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Öyleyse Allah'a karşı gelmekten sakının da bana itaat edin. Bu hizmetten ötürü sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretimi verecek olan ancak Rabbülalemindir. Neden siz bütün insanlarda sadece erkekler şehvetle varıyorsunuz? Neden Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıp da bu işi yapıyorsunuz? Siz hakikaten iyice azmış bir toplumsunuz.' 'Bizi dinle Lut!, dediler, bu söylediklerine son vermezsen mutlaka yurt dışına sürüleceksin'. Lut şöyle dedi; 'Ben sizin bu yaptığınıza çok kızanlardanım. Ya Rabbi, beni ve ailemi onların yapageldiği bu kötülüğün azabından koru'. Bunun üzerine biz onu ve ailesini kurtardık. Geri kalanlar içinde yalnız yaşlı karısı vardı. Ve sonra geridekileri toptan helak ettik. Üzerlerine taş yağmuru yağdırdık. İşte bak uyarılan fakat yola gelmeyenlerin yağmuru ne kötüdür. Şüphesiz bunda dersler vardır. Fakat çoğu inanmamıştır. Şüphesiz Rabbin güçlüdür, merhametlidir."

Günahkarlığın özellikle de cinsel sapkınlığın simgesi olan Lut kavminin bu
özelliği Türkçe'ye homoseksüellikle özdeş olarak "Lutilik" olarak geçmiştir. Ayrıca "Sodomi" terimi de olağandışı cinsel birleşme anlamına gelir.

Yukarıda adı geçen surelerde Lut kavmine verilen ceza, Kuran çevirilerinde farklı kelimelerle ifade edilir. Bu ceza, tefsirlerde "helak eden yağmur yağdırdık", "azap yağmuru yağdırdık", "yağış gibi taş yağdırdık" şeklinde yazılıdır. Bazısı ise taş yerine "tuğla" kelimesini kullanır. Hud suresi 82.-83. ayette verilen ceza şöyle anlatılır:

"(Azap) emrimiz gelince (o ülkenin) üstünü altına çevirdik ve üzerlerine
pişirilmiş balçıktan yapılıp istif edilmiş ve damgalanmış taşlar yağdırdık.
Evet bu taşlar şimdiki zalimlerden de uzak değildir."

Kuran yorumcusu Prof. Dr. Suat Yıldırım'a göre, damgalanıp istif edilme
kavramı, her taşın kime ve nereye isabet edeceğinin ezelde takdir edildiğini gösterir. Yoksa bunlara tesadüfi bir tabiat olayı olarak bakmak doğru değildir. Çünkü gerçekte tesadüf diye bir şey yoktur; alemleri yaratan yüce kudretin tasarruf ve yöntemi vardır.

"Kuran'daki İslam" adlı kitabında Hz. Lut ve kavminin başına gelenleri
yorumlayan Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk de cezaya örnek olarak Hud suresinin 81.-83. ayetlerini veriyor. Ancak bu ayette geçen "Pişmiş çamurdan taşlara" bir yorum getirmeyen Prof. Dr. Öztürk; Araf suresi 84. ayetteki "helak eden bir yağmur" için "Acaba sellere sebep olup onları batıran normal bir yağmur muydu; yoksa bu yağmurdan maksat bir radyoaktif püskürtme ya da daha başka bir kozmik afet miydi? diye soruyor ve Kuran'ın bu noktayı gizli bıraktığını yazıyor.

Günümüze kadar ulaşan ceza!

Kuran, cinsel sapkınlıklara yönelenleri uyarmak için verilen cezayı tekrar
tekrar anlatmakla kalmıyor; bu cezanın izlerinin bir "ibret" olarak bugün
bile görülebileceğini belirtiyor. Örneğin Zariyat suresi 37. ayette "acı
bir azaptan korkanlar için orada bir alamet/nişan bıraktık" deniyor. Hicr
76. ayet ise azaba uğrayan şehrin yeri açıklanıyor: "Hem o şehir harabesi uğrak bir yol üzerindedir." Ankebut suresi 35. ayette ise akıllı kimselerin bu olaydan ders alması için bir işaret bırakıldığı vurgulanıyor: "Biz akılını kullanıp düşünen kimseler için, o memleketten aşikar bir ibret
vesilesi (harabe) bırakmışızdır." Bazı çevirilerde bu ayet, "bir
nişan/işaret bırakıldığı" ve bu nişanın "harabeler ya da onların kasabaları" olarak açıklanır. Elmalılı Hamdi Yazır, Kuran'da "ayet" olarak geçen bu nişanın, Lut kavminin başına gelenlerin hikayesi ya da yerle-bir edilmiş memleketlerinin kalıntısı/harabesi olduğunu söylüyor. Prof. Dr. Suat Yıldırım, bu şehrin harabelerinin Hicaz'dan Suriye ve Mısır'a giden yol üzerinde olduğunu; Elmalılı Hamdi Yazır ise "Lut kavminin Sodom harabesi" olduğunu yazıyor.

Lut kavminin başına gelenlerin anlatıldığı Saffat suresi 138. ayet de
çevirilerde "Siz de sabah akşam onların diyarlarına uğrarsınız. Hala
aklınızı kullanmayacak mısınız?", (Prof. Dr. Suat Yıldırım) "Siz ticaret
için Şam'a giderken sabah akşam yurtlarına uğruyorsunuz", "Kuşkusuz ki siz onların yanından sabahları geçiyorsunuz"(Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk), "Ve siz elbette onların yurduna uğrar ve kalıntılarının üzerlerinden geçersiniz sabayleyin ve geceleyin." (Elmalılı Hamdi Yazır) şeklinde verilir.

Görüldüğü gibi Kuran'da Lut kavminin bulunduğu bölgenin adı geçmiyor. Ancak bu kentin adının Sodom olduğunu Kuran yorumcularından öğreniyoruz. Prof. Dr. Suat Yıldırım, Kuran çevirisinde Saffat suresi 138. ayetle ilgili şu açıklayıcı bilgileri veriyor:

"Burada Ölü Deniz (Lut Gölü) kastedilmektedir. Bu gölün güney kısmı, bugün bile büyük bir felaketin izlerini taşımaktadır. Uzmanların tahminine göre Lut kavminin büyük şehri, şiddetli depremden dolayı yer altına gömülmüş, üzerini de Lut gölünün suları basmış olmalıdır. Batma zamanı da M.Ö. 2 bin yıl kadar öncesine yerleştirilmektedir ki, bu da Hz. İbrahim ve Hz. Lut'un yaşadığı zamana rastlamaktadır. Lut gölünün El-Lisan adlı yarımada görünümündeki bölümü güneyde bulunmakta ve daha sonra meydana geldiği anlaşılmaktadır. Eski Lut gölünün bu yarımadanın kuzeyine kadar görülen tarihi kalıntıları; güneydeki kalıntılardan çok farklıdır. İşte bundan dolayı, önceleri güney kısmının bu göl yüzeyinden yüksekte olduğu, daha sonra batarak o gölün altına gömüldüğü tahmin edilmektedir. Bu vadide Lut kavminin yaşadığı Sodom şehrinin yanısıra Gomore, Adma, Zebuyem kentleri de vardır."

Arkeolojik çalışmalardan çıkan sonuçlar!

Kuran ve Tevrat'ta anlatılan olayları bugün, bazı tarihi ve arkeolojik
araştırmalar da doğruluyor. Yapılan arkeolojik çalışmalardan anlaşıldığına göre Sodom, İsrail-Ürdün sınırı boyunca uzanan Ölü Deniz'in (Lut Gölü) yakınlarında bulunuyordu ve büyük bir depremle yerle bir oldu.

Arkeologların yaptığı bir keşfe göre, o dönemin şehirlerinden biri olan Bab el-Dhara'nın kalıntıları Sodom ve Gomorra şehirleriyle yaşıt. Yapılan
kazılarda bulunan belgeler M.Ö. 2000 yıllarında Bab el-Dhara ve yakındaki diğer şehirlerin birer medeniyet merkezi olmalarına rağmen aniden terkedildiğini gösteriyor. Şehirlerin aniden terk edilmesinin sebebini gösteren bir işaret ise bulunamamıştır. Belki Sodom ve Gomorra kentlerinin büyük bir depremle yok oluşu diğer şehirlerde yaşayanları korkutup kaçırmış olabilir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, Tevrat ve Kuran'da anlatılan, bilimadamlarının da büyük bir deprem olduğunu kabul ettiği bu bölgede neden iki şehir altüst oldu da sadece 20 kilometre uzakta bulunan Zoar, Jeriko gibi şehirlerde hiçbir yer hasar görmedi. Buna karşın bu şehirlerde yaşayanlar neden aniden evlerini bırakıp gittiler.

Bölgede araştırma yapan Amerikalı jeologlar, bu bölgede çok büyük bir çökme sonucu patlamalar, yıldırımlar, yangınlar ve doğal gazlarla birlikte korkunç bir deprem olduğunu söylüyor. Zaten Lut Gölü, ya da öteki adıyla Ölü Deniz, aktif bir sismik bölgenin, yani bir deprem kuşağının tam üstünde yer alıyor.

Jeologlara göre bu deprem sırasında, yerkabuğunun çatlayıp çöküşü, kabuğun altında uyuyan volkanlara yol açtı. Şeria'nın yukarı vadisinde bugün de sönmüş kraterlere rastlanıyor. Buralarda kireç katmanları üzerinde geniş lav kütleleri ve bazalt katmanları bulunuyor. İşte bu lav ve bazalt katmanları, zamanında burada volkanik bir patlamanın ve depremin olduğunu gösteren en büyük kanıtlardır.

Lut Gölü, Akdeniz yüzeyinden 400 metre daha alçaktadır. Gölün en derin yeri de 400 metre olduğundan, göl tabanı Akdeniz'in yüzeyinden yaklaşık 800 metre alçaktadır. Bu da, dünyanın en alçak noktasıdır. Dünyanın deniz yüzeyinden aşağı olan başka bölgelerinde alçaklık en fazla 100 metre kadardır.

Lut Gölü'nün başka bir özelliği de suyun magnezyum klorür, sodyum, kalsiyum, potasyum, bromür, sülfatlar ve karbonatlar içermesidir. Sudaki tuz yoğunluğu çok yüksektir, tuz miktarı yüzeyde yüzde 28.8, derinlerde ise yüzde 32.5 oranını bulur. Bundan dolayı gölde, balık ya da yosun gibi herhangi bir canlı yaşayamaz. Batı dillerinde Lut Gölü'ne "Dead Sea" (Ölü Deniz) denilmesinin sebebi de budur.

Alman araştırmacı, Werner Keller, arkeolojik ve jeolojik incelemelere
dayanarak yaptığı açıklamalarda, Lut kavminin yaşadığı Sodom ve Gomorra şehirlerinin yerlerinin Siddim Vadisi denilen ve Lut Gölü'nün en alt ucunda bulunan bölgede olduğunu ve zamanında buralarda büyük ve geniş yerleşim alanlarının bulunduğunu belirtiyor.

Lut Gölü'nün en ilginç yapısal özelliği ise, Kuran'da anlatılan helak
olayının nasıl yaşandığını gösteren bir kanıttır: Lut Gölü'nün doğusunda bir yarımada oluşturan ve dile benzeyen bir kısım, gölün içine uzanır. Bu kısma Araplar "El Lisan" yani "dil" adını vermişlerdir. Burada suyun tabanında, adeta gölü ikiye ayıran fakat görülmeyen keskin bir dirsek uzanmaktadır. Bu yarımadanın sağında taban 401 metre derinlikte olduğu halde, sol tarafı şaşılacak kadar sığdır. Son yıllarda yapılan ölçümlerde burasının derinliğinin ancak 10-11 metre kadar olduğu anlaşılmıştır. Daha sonradan oluştuğu tesbit edilen bu sığ bölge, deprem sonucu oluşan kütlevi bir çöküntünün eseri olabilir.



[Arkadaşına Öner]      Yazdır    [Forum]

© 2002 Copyright ilkayet.net. Tüm Hakkı Saklıdır.

Ara-bul

Ana sayfa yap

Sözlük

Tıkla Öğren

Kitap

İpucu

Öbür Dünya


Sureler

Kuran-ı Kerim

İncil

Tevrat

Beyin Fırtınası