Ana Sayfa Bize Ulaşın
Din ve

Bilim

Felsefe

Psikoloji

Siyaset

Sosyoloji

 Tarih

 Tasavvuf

Polemik

İslamiyet

Hıristiyanlık

Musevilik

Peygamberler

Uzak Doğu    Dinleri

Mitoloji

Mezhepler

 

Tevrat

Tevrat, üç bölümden oluşan Yahudilerin kutsal kitabı Eski Ahid'in ilk bölümüdür. İbranice yazılmıştır. Bu dildeki adı, kanun ve şeriat anlamına gelen Torah'dır. (Torah'ın sonundaki "he", illetli harflerdendir. Arapça'da olduğu gibi okurken söylenmez.) Torah, Yahudi kültüründe, hem Eski Ahit'in bütünü hem de onun ilk beş kitabı için kullanılır. Beş bölüm olması nedeniyle Batı'da Pentateque denir. Müslümanlarca İsrailoğulları'na peygamber gönderilen Hz. Musa'ya inen kitap olarak kabul edilir. İslamiyet'e göre, dört büyük kitaptan biridir. İslam kaynaklarında Eş'ar-ı Hamse olarak geçer.

İlk indiği halini korumadığı halde Yahudiler, tümünün Tanrı'nın vahyiyle yazıldığına inanır. Oysa Tesniye'nin sonunda Musa'nın ölümü ve gömülüşü yazılıdır. Buna rağmen bu beş kitabın hepsinin Tanrı'nın vahyi ve Musa'nın eliyle yazıldığına inanmak Yahudilere farzdır. Tevrat'ın İbranice en eski metni M.S 9. yüzyıl tarihini taşır.

Tevrat bir kitaplar toplamı olmadan önce, sözlü bir halk geleneği halinde hafızalarda yaşamıştır. Asıl Tevrat, 2 bin yılı aşkın zaman süresinde, rivayetten rivayete, tercümeden tercümeye ve bunların doğal sonucu olarak yapılan düzenlemelerle şekil değiştirmiştir. Yemek şarkıları, hasat sonu şenlik şarkısı, çalışma sırasında söylenen ünlü kuyu şarkısı (Sayılar 21,17) gibi şarkılar; mersiyeler mersiyesi gibi evlenme şarkıları, matem şarkıları, savaş türküleri, dualar ve beddualar Tevrat'ta yer alan sözlü gelenekler arasındadır.

Tevrat'ın yazıya geçirilmesi 13. yüzyılın sonunda gerçekleşir, ancak bu yazım sırasında pek dikkatli davranılmadığı görülür. Örneğin, bizzat Allah'ın elinden çıktığı kabul edilen On Emir, Çıkış (20, 1-21) ve Tesniye'de (5, 1-30) farklıdır. Bugünkü Tevrat'ın, dört ayrı rivayetin birbirine geçirilmesinden meydana geldiği daha 19. yüzyılda anlaşılmış ve kabul edilmiştir. Bu metinler şunlardır:

1. Yahvist metin: M.Ö. 9. yüzyılda Yahuda bölgesinde yazılmış olup Tanrı hakkında Yahve kelimesini kullandığından bu ismi almıştır. İsrailoğulları'nın Yahve tarafından seçilmesi ana fikri üzerinde durur.
2. Elohist metin: Birinci metinden yaklaşık 100 kadar sonra İsrail bölgesinde yazılmış olup Tanrı hakkında Elohim kelimesini kullandığından bu isim verilmiştir.
3. Tesniye:
M.Ö. 8. ya da 7. yüzyılda kaleme alınmıştır.
4. Din adamları metni: Babil esareti ya da ondan hemen sonraki döneme yani yaklaşık M.Ö. 6. yüzyıla aittir.

Eski Ahit; Tevrat, Peygamberler (Neviim) ve Kitaplar (Ketuvim) olmak üzere üç ana bölümden oluşur. Birinci bölüm olan Tevrat'ın içerdiği kitaplar; Tekvin, Çıkış, Levililer, Sayılar ve Tesniye'dir. İkinci bölüm peygamberlere ait kitapları kapsar. Bu da iki kısma ayrılır: Önceki Peygamberlere ait kitaplar ve Sonraki Peygamberlere ait kitaplar. Önceki Peygamberler; Yeşu, Hakimler, Samuel ve Krallar kitaplarını içerir. Son Peygamberler'i oluşturan kitaplar ise İşaya, Yeremya, Hezekiel ve On İki Peygamber'dir. Üçüncü bölüm Kitaplar (Menkıbeler)'da ise Mezmurlar, Süleyman'ın Meselleri, Eyub, Neşideler Neşidesi, Ruth, Yeremya'nın Mersiyeleri, Vaiz, Ester, Daniyel, Ezra-Nehemya ve Tarihler kitapları yer alır.

Tevrat'ın içerdiği beş kitaptan ilki olan Tekvin, adını kitabın baş tarafında yer alan yaratılış hikayesinden alır. Alemin yaratılışı, Adem ile Havva'nın cennetten kovuluşu, ilk cinayet, insan neslinin yeryüzünde çoğalması, Nuh Tufanı, "Avot" denilen İbrahim, İshak ve Yakup ile Yusuf'un hikayeleri, Yusuf zamanında İsrailoğulları'nın Mısır'a yerleşmesi gibi konuları kapsar.

Çıkış, İsrailoğulları'nın Mısır'dan çıkışıyla ilgilidir. Bu kitapta Mısır'daki kölelik hayatı, Musa'nın doğuşu, peygamberlikle görevlendirilmesi, Sina'da vahiy gelmesi, On Emir'in verilmesi, Altın Buzağı'ya tapılması ve Ahit Sandığı'nın yapılması gibi konular anlatılır.

Levililer ise kurbanlar, yiyecek ve içeceklerde dikkat edilmesi gereken dini kurallar, doğumdan sonra kadının hali, evlenmesi helal ve haram olanlar, zina, bayramlar, kölelik, anne-baba ve komşulara karşı görevler ve cüzzam hastalığı gibi meseleleri kapsar. Bu bölüm adını, hahamlık ve hahamların görevi üzerinde uzun durması ve dini bir sınıf olan ve kitapta adı çok geçen Levi'im'den alır.

Sayılar kitabının adı, yapılan nüfus sayımına dayanır. Zina ile suçlanan kadının "acı su testi"ne tabi tutulması, nezir yemini, boyların Sina'dan ayrılışı, gökten Man inmesi, Allah'ın zafer kazandıracağına inanmadıklarından İsrailoğulları'nın Kenanlılara yenilmesi, kırmızı inek meselesi, erkek kardeşlerin olmadığı durumda kızlara miras verilmesi ile ilgili vahyin gelmesi ve suçluların kaçıp sığınabileceği şehirlerin belirlenmesi kitabın konularını oluşturur.

Tesniye ise ilk dört kitabın özet tekrarıdır. Üslup bakımından da diğerlerinden ayrılır. İlk dört kitapta hitap, doğrudan Allah'a ait olduğu halde Tesniye'de, Musa'ya aittir. Musa, Mısır'dan nasıl çıktıklarını, ne gibi zorluklarla karşılaştıklarını, hangi yerlerden geçtiklerini, nerelerde konakladıklarını anlatıp önceki olayların bir özetini yapar. Kitap, Musa'nın ölümünün ve gömülmesinin anlatıldığı bölümle son bulur.

Tevrat'ta üç çeşit bölümleme vardır. Hıristiyanların 13. yüzyılda yaptığı ve 14. yüzyılda Yahudilerin de kabul ettiği ilk bölümleme "bap"tır. Bu bölümlemeye göre Tevrat, 187 baptan meydana gelir. İkincisi, cümlelerin içerik birliğine göre yapılan bölümlemedir; cümleler arasında boş alan bırakmak suretiyle yapılır. Bu yönteme göre Tevrat'ta 290 açık, 379 kapalı bölüm vardır. Üçüncü bölümleme yöntemi ise, haftalık okuma parçalarına göre yapılır. Tevrat, her hafta Şabat günlerinde okunmak üzere, 54 haftada bitirilecek şekilde 54 bölüme ayrılır.

Tevrat'ın el yazması metnine "Sefer Torah" denir ve Yahudilikte kutsallık derecesi yüksektir. Sinegoglarda, camilerdeki mihrabın yerini tutan yerde saklanır. 248 sütun halinde yazılmış tek bir uzun sayfadan ibarettir ve iki ruloya sarılmış durumdadır. Üzeri kumaş kılıfla örtülüdür.

Kuran-ı Kerim, Tevrat'tan nasıl bahsediyor?

Tevrat'ın adı, Kuran'da birçok ayette geçer. (Al-i İmran suresi 65. ayet; Maide suresi 44. ve 46. ayetler vb.) (Maide suresi 44. ayet: "İçinde hidayet ve nur olan Tevratı biz indirdik....") Kuran, Tevrat'tan "Kitap" ve "Furkan" sıfatlarıyla da bahseder. Furkan, doğruyu eğriden, hayrı şerden ayıran, buna dair ölçüler getiren anlamına gelir. Örneğin, Bakara suresinin 53. ayetinde bu iki kelime aynı anda kullanılır: ("Musa'ya Kitap ve Furkan'ı verdik...") Ayrıca Saffat suresinin 117. ayeti ile Furkan suresinin 35. ayetinde "Kitap"; Enbiya suresi 48. ayette de "Furkan" olarak geçer.

Furkan suresi 35. ayet: "Gerçekten Biz, Musa'ya Kitabı verdik ve kardeşi Harun'u da maiyetinde yardımcı kıldık." Enbiya suresi 48. ayet: "Biz Musa ile Harun'a, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için bir ışık ve öğüt olan Furkanı verdik."

Tevrat'ın daha sonra Yahudilerce değiştirilmesi ise pek çok ayetin konusunu oluşturur. Bu ayetlerde, Yahudilerin Allah'ın sözünü "bile bile değiştirdikleri", "Kitabı kendi elleri ile yazdıkları" (Bakara suresi 75. ve 79. ayetler), "Allah katından olmayan bir kitabı öyleymiş gibi okudukları (Al-i İmran suresi 78. ayet), sözcükleri "konuldukları yerlerden" saptırdıkları (Nisa suresi 46. ayet; Maide suresi 13. ve 41. ayetler) bildirilir.

Tevrat'ın özelliklerinden bahseden ayetlerde Tevrat için, "hidayet ve nur" (Maide suresi 44. ayet); "ışık ve öğüt" (Enbiya suresi 48. ayet) anlatımları kullanılır.

Kuran'da ayrıca hem Kuran'ın, hem de İncil'in Tevrat'ı "tasdik etmek" için gönderildiği bildirilir. (Kuran'ın "tasdik etmek" için gönderildiğini bildiren ayetler: Bakara suresi 41, 89 ve 91. ayetler; Al-i İmran suresi 3. ayet. İncil'in "tasdik etmek" için gönderildiğini bildiren ayetler: Maide suresi 46. ayet; Saf suresi 6. ayet.)

Kuran, İncil gibi Tevrat'ın da, Hz. Muhammed'in geleceğini bildirdiğini haber verir. A'raf suresinin 157. ayeti "Onlar ki yanlarındaki Tevrat ve İncillerde vasıfları yazılı o Peygambere tabi olurlar...." diye başlar. En'am suresinin 20. ayetinde de "Kendilerine kitap verdiğimiz ümmetlerin bilginleri o Peygamberi, kendi öz evlatlarını tanıdıkları gibi tanırlar..." ifadesi bulunur.

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim görevlilerinden Doç Dr. Baki Adam'ın "Yahudi Kaynaklarına Göre Tevrat" adlı kitabında verdiği bilgiye göre, Kuran'da 16 ayette 18 defa geçen Tevrat kelimesinin anlamı ve kapsamı açık değildir. Ayetlerdeki Tevrat kelimesiyle Musa'ya verilen kitabın mı, yoksa Eski Ahit'in mi kastedildiğini anlamak zordur. Kuran'da, hem Tevrat'ta, hem Musa'ya verilen kitapta yazıldığı bildirilen konular, bugünkü Eski Ahit'in ilk beş kitabında, yani Musa'ya ait olduğu kabul edilen kitaplarda bulunur. Ancak bunlar sadece birkaç ayet olup bunlardan, Tevrat'ın Musa'ya indirilen kitap olduğunu söylemek kolay görünmez. İncil'in İsa'ya, Zebur'un Davud'a verildiği açıkça belirtilirken, Tevrat'ın verildiği peygamber ismi geçmez. Doç. Dr. Adam şöyle devam ediyor:

"Kuran'daki Tevrat kelimesi, sadece Musa'ya verilmiş kitabı tanımlayan bir isim değildir. Bu kelime, Musa da dahil olmak üzere, bütün İsrail paygemberlerine gönderilen vahiylerin genel adıdır. Dolayısıyla bütün İsrail peygamberlerinin kitapları Kuran'da Tevrat adıyla anılmaktadır. Allah, içindeki şer'i hükümleri kastederek, Tevrat'ı kendisinin indirdiğini bildirmiştir."

 


[Arkadaşına Öner]     Yazdır    [Forum]

© 2002 Copyright ilkayet.net. Tüm Hakkı Saklıdır.

Ara-bul

Ana sayfa yap

Sözlük

Tıkla Öğren

Kitap

İpucu

Öbür Dünya


Sureler

Kuran-ı Kerim

İncil

Tevrat

Beyin Fırtınası